theme-sticky-logo-alt
İsrail'den peş peşe şok itiraflar! 'Türkiye'nin en büyük kozu' diyerek duyurdular: 'Sessiz ve tehlikeli tehdit'
Temmuz 31, 2026
0 Görünümler

İsrail’den peş peşe şok itiraflar! ‘Türkiye’nin en büyük kozu’ diyerek duyurdular: ‘Sessiz ve tehlikeli tehdit’

MİLLİYET.COM.TR / İsrail’in önde gelen haber sitelerinden Mako, Türkiye’nin son yıllarda denizlerde attığı adımları çarpıcı bir analizle değerlendirdi. Shai Levi imzasını taşıyan “Türkiye’nin yükselişinin en tehlikeli olduğu alan” başlıklı yazıda, Ankara’nın yerli savunma sanayisiyle geliştirdiği platformların Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini değiştirdiği öne sürülürken, özellikle Türk Deniz Kuvvetleri’nin ulaştığı kapasitenin İsrail güvenlik çevrelerinde yakından takip edildiği... daha fazla oku

MİLLİYET.COM.TR / İsrail’in önde gelen haber sitelerinden Mako, Türkiye’nin son yıllarda denizlerde attığı adımları çarpıcı bir analizle değerlendirdi.

Shai Levi imzasını taşıyan “Türkiye’nin yükselişinin en tehlikeli olduğu alan” başlıklı yazıda, Ankara’nın yerli savunma sanayisiyle geliştirdiği platformların Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini değiştirdiği öne sürülürken, özellikle Türk Deniz Kuvvetleri’nin ulaştığı kapasitenin İsrail güvenlik çevrelerinde yakından takip edildiği belirtildi.

‘SIRADAN BİR ZİYARET DEĞİL’

Analizde, bu ayın başında tamamen Türkiye’de tasarlanıp inşa edilen ilk milli fırkateyn TCG İstanbul’un, Suriye’nin Lazkiye Limanı’nı ziyaret etmesine geniş yer verildi. Yazıda bunun sıradan bir liman ziyareti olmadığı, Suriye iç savaşının başlamasından bu yana Türk savaş gemilerinin Lazkiye’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olduğu hatırlatıldı.

Mako, yeni Suriye Donanması Komutanı’nın davetiyle gerçekleşen temasın, Türkiye’nin Suriye ordusunun yeniden yapılanmasında üstlendiği rolü gösterdiğini savunurken, Doğu Akdeniz’deki deniz denkleminde yeni bir dönemin başladığı değerlendirmesinde bulundu.

‘EN BÜYÜK KOZ’

İsrail basınına göre Türkiye’nin denizlerde izlediği stratejinin temelinde “Mavi Vatan” doktrini bulunuyor. Analizde Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i kapsayan yaklaşık 462 bin kilometrekarelik deniz alanını esas alan bu yaklaşımın, Ankara’nın uzun vadeli deniz vizyonunun merkezinde yer aldığı ifade edildi.

Analizde, Türkiye’nin geçmişte yabancı platformlara bağımlı bir donanmaya sahip olduğu ancak bugün MİLGEM projesi sayesinde savaş gemilerini ve deniz platformlarını kendi imkanlarıyla geliştirebilen sınırlı sayıdaki ülkeler arasına girdiği belirtildi. Analizde, bu dönüşümün Türkiye’nin savunma alanındaki dışa bağımlılığını önemli ölçüde azalttığı değerlendirmesi de yer aldı.

“Denizleri kontrol eden dünyayı kontrol eder” sözüne de yer verilen analizde, bu anlayışın Türkiye’nin son yıllardaki deniz yatırımlarına yön verdiği yorumu yapılırken bununda en büyük kozlardan biri olduğu değerlendirmesi yapıldı.

‘UZUN MENZİLLİ HAVA GÜCÜ’

Bununla birlikte analizde Türkiye’nin en dikkat çeken projelerinden biri olarak TCG Anadolu gösterildi.

Yaklaşık 27 bin tonluk amfibi hücum gemisinin, insansız hava araçlarına uygun şekilde yeniden yapılandırıldığı belirtilirken, katlanabilir kanat yapısına sahip Bayraktar TB3 ile hayalet jet sınıfındaki KIZILELMA’nın aynı platformdan görev yapmasının Türkiye’ye denizlerde uzun menzilli hava gücü sağlayacağı öne sürüldü.

İsrail basını, bu kabiliyet sayesinde Türkiye’nin insanlı savaş uçaklarına ihtiyaç duymadan deniz üzerinde etkili hava operasyonları gerçekleştirebileceği değerlendirmesinde bulundu.

‘EN SESSİZ VE TEHLİKELİ TEHDİT’

Analizin en dikkat çeken bölümünü ise Türkiye’nin denizaltı filosu oluşturdu.

Mako, “İsrail Donanması için en sessiz ve en tehlikeli tehdit su altından geliyor” ifadelerini kullanarak özellikle Reis sınıfı denizaltıları mercek altına aldı.

Haberde, hava bağımsız tahrik (AIP) sistemiyle donatılan Tip-214 tabanlı Reis sınıfı denizaltıların, haftalar boyunca su yüzeyine çıkmadan görev yapabildiği ve düşük iz bırakarak faaliyet gösterebildiği belirtildi.

Analizde, Türkiye’nin altı Reis sınıfı denizaltısını envantere almaya başladığı, projenin tamamlanmasıyla birlikte ise 12 ila 14 gelişmiş denizaltıdan oluşan güçlü bir filoya ulaşmasının beklendiği ifade edildi.

Yazıda, bu kapasitenin Doğu Akdeniz’deki deniz dengelerini yakından etkileyebilecek gelişmeler arasında değerlendirildiği kaydedildi.

ATMACA VE GEZGİN FÜZELERİ DE MERCEK ALTINDA

İsrail basını, Türkiye’nin denizlerdeki caydırıcılığını artıran yerli füze projelerine de geniş yer verdi.

Analizde, Türk Donanması’nın artık Amerikan yapımı Harpoon füzelerine bağımlılığını önemli ölçüde azalttığı belirtilirken, 250 kilometrenin üzerindeki menzile sahip yerli gemisavar füzesi ATMACA’nın yeni nesil savaş gemilerine entegre edildiği ifade edildi.

Yazıda ayrıca geliştirilmekte olan GEZGİN uzun menzilli seyir füzesinin kara hedeflerine yönelik vurucu güç sağlayacağı ve donanmanın operasyonel kabiliyetini daha da artıracağı değerlendirmesi paylaşıldı.

‘ANKARA’NIN STRATEJİSİNİN PARÇASI’

İsrail basını, TCG İstanbul’un Lazkiye Limanı’na gerçekleştirdiği ziyareti yalnızca diplomatik bir temas olarak yorumlamadı.

Analizde, Türk Deniz Kuvvetleri’nin ana karasından uzakta uzun süre görev yapabilen kalıcı bir deniz gücü oluşturmayı hedeflediği belirtilirken, bunun için denizaşırı üsler ve lojistik destek noktalarının kritik öneme sahip olduğu ifade edildi.

Yazıda, Türkiye’nin Libya, Somali ve Katar’daki askeri varlığı hatırlatılırken, Suriye’de oluşan yeni askeri varlığın da bu zincirin son halkası olduğu değerlendirmesine yer verildi. Mako, bu yapılanmanın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hareket kabiliyetini daha da artıracağını öne sürdü.

17 MİLYAR DOLARLIK DEV PROJE RADARDA

İsrail basını, Türkiye’nin yalnızca askeri gücüyle değil, ekonomik ve jeostratejik projeleriyle de dikkat çektiğini yazdı.

Analizde, Türkiye ile Irak’ın yürüttüğü 17 milyar dolarlık Kalkınma Yolu Projesine geniş yer ayrıldı.

Projeyle birlikte Basra Körfezi’ndeki Al-Faw Limanı’nın demiryolu ve kara yolu ağıyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlanmasının hedeflendiği belirtilirken, bu koridorun Asya-Avrupa ticaretinde yeni bir alternatif oluşturabileceği ifade edildi.

Yazıda, deniz yoluyla yaklaşık 55 gün süren taşımacılık süresinin 25 güne kadar düşebileceği değerlendirilirken, projenin Türkiye’nin küresel lojistikteki stratejik konumunu daha da güçlendirebileceği öne sürüldü.

‘YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR’

Analizde, Hayfa Üniversitesi tarafından hazırlanan “İsrail Denizcilik Stratejik Değerlendirmesi” raporuna da yer verildi.

Raporda, deniz ticaretine büyük ölçüde bağımlı olan İsrail’in deniz güvenliği kapasitesini güçlendirmesi gerektiği belirtilirken, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği askeri kabiliyetler, bölgedeki fiziki varlığı ve alternatif ticaret koridorlarıyla yakından takip edilen aktörlerden biri olarak gösterildi.

Uzman görüşlerine de yer verilen yazıda, Türkiye’nin son yıllardaki savunma sanayisi atılımı “askeri alanda kuantum sıçraması” olarak nitelendirildi.

‘TÜRKİYE BÖLGEDEKİ BOŞLUĞU DOLDURUYOR’

Analizin sonuç bölümünde ise Rusya’nın Suriye’deki etkisinin azalması ve ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını küçültme sürecinin ardından oluşan yeni jeopolitik tablo ele alındı.

Yazıda, Türkiye’nin bu süreçte hem deniz gücünü hem de bölgesel etkisini artırdığı değerlendirilirken, bölgedeki boşluğu doldurduğu TCG İstanbul’un Lazkiye Limanı’na gerçekleştirdiği ziyaretin yalnızca sembolik bir adım olmadığı, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki uzun vadeli stratejisinin önemli göstergelerinden biri olduğu tekrar vurgulandı.

Mako, Türkiye’nin yerli savunma sanayisiyle geliştirdiği savaş gemileri, denizaltılar, insansız hava araçları ve füze sistemleriyle denizlerde yeni bir kapasite oluşturduğunu belirtirken, bu gelişmelerin İsrail güvenlik çevrelerinde yakından takip edildiğini vurguladı.

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://odemisilkhaber.com.tr 250 0 1