MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınında, ABD-İsrail ve İran savaşının ardından Körfez’de oluşan güvenlik krizinin, ABD’nin sağladığı güvenlik şemsiyesinin sınırlarını gözler önüne serdiğine dikkat çekilirken bu süreçte Türkiye’ye ayrı parantez açıldı.
‘GÜÇ MERKEZİ’
Son olarak İsrail merkezli Epoch’ta yer alan “Yeni güç merkezi: Türkiye” başlıklı haberde, İran’ın Körfez’deki stratejik tesislere yönelik misillemelerinin bölgede güvenlik krizi yaratırken, aynı zamanda Türkiye için önemli bir jeostratejik fırsat doğurduğu iddia edildi. Haberde, Türkiye’nin alternatif bir güvenlik merkezi olarak konumunu hızla güçlendirdiğine dikkat çekildi.
‘KÖRFEZ’DE ŞOK ETKİSİ’
Haberde aktarılan üst düzey güvenlik kaynaklarının değerlendirmelerine göre, İran’la savaşın ardından Körfez ülkelerinde oluşan şok etkisi, mevcut savunma sistemlerine ve geleneksel ittifaklara duyulan güvenin sınırlı olduğunu ortaya koydu. Bu durumun, Türkiye öncülüğünde yeni aktörlerin ortaya çıkan stratejik boşluğu doldurması için uygun bir zemin hazırladığı ifade edildi.
‘KLASİK SİSTEMLER ZORLANIYOR’
İsrail basınına göre, Körfez’de enerji ve su altyapısına yönelik misillemeler özellikle insansız hava araçları ve hassas balistik füzeler gibi yeni nesil tehditlerin, klasik savunma sistemlerini ciddi şekilde zorladığını gözler önüne serdi. Bu gelişmelerin ardından bölge ülkelerinde güvenlik kaynaklarını çeşitlendirme yönünde güçlü bir eğilim oluştuğu belirtildi.
‘ANKARA İHTİYAÇLARI DOĞRU OKUYOR’
Haberde, Türkiye’nin Körfez ülkelerinin ihtiyaçlarını doğru okuyarak ileri teknolojik kapasite, esneklik ve Batı’nın katı kısıtlamalarından bağımsız hareket edebilme avantajını bir arada sunduğu kaydedildi. İsrail basını, bu özelliklerin Türkiye’yi bölge açısından “son derece cazip” bir ortak haline getirdiğine dikkat çekti.
Türkiye’nin son yıllarda özellikle insansız hava araçları, hava savunma sistemleri ve önleme teknolojileri alanında önemli bir üretim kapasitesi ve bağımsızlık kazandığı da vurgulandı.

‘STRATEJİK KALKINMA ORTAĞI’
Bununla birlikte haberde “Körfez ülkeleri Türkiye’yi yalnızca bir savunma tedarikçisi olarak değil, aynı zamanda stratejik bir kalkınma ortağı olarak konumlandırıyor. Ortak üretim, teknoloji transferi ve yerel altyapı kurulumu gibi unsurları içeren anlaşmalar, iş birliğinin daha derin bir aşamaya geçtiğini gösteriyor” denildi.
Analistlere göre, Türkiye ile iş birliğinin derinleşmesi Körfez ülkelerinin ABD ile ilişkilerinde de dikkat çekici bir dönüşüme işaret ederken “Bu yaklaşımın arkasında Amerikan politikalarındaki kısıtlamalar, İsrail’e ilişkin hassasiyetler ve güvenlik kararlarında daha bağımsız hareket etme isteği var. Türkiye’nin ise bu güçlü bir alternatif sunuyor” değerlendirmesinde bulunuldu.
‘TESADÜF DEĞİL’
Haberde “Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki yakınlaşma tesadüf değil. Savaşın giderek şiddetlendiği günlerde tedbir olarak inşa edilen yeni bir bölgesel güvenlik mekanizması oluşturma arayışının parçası” ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca Türkiye’nin bu süreçte yalnızca sisteme entegre olan değil, aynı zamanda sistemi şekillendiren bir aktör olmayı hedeflediği vurgulandı.
‘YENİ DENKLEMİN KİLİT OYUNCUSU’
Son olarak haberde, ABD ile İsrail’i İran’la savaşının ardından derinleşen güvenlik krizinin Körfez’de köklü bir dönüşümü tetiklerken, Türkiye bu yeni dönemde merkezi bir rol üstlendiği ifade edilerek “Ankara askeri kapasitesi ile stratejik ortaklık vizyonunu birleştirerek ortaya çıkan yeni denklemde kilit oyuncu konumuna yerleşti” denildi.
Savaşın 54. gününde ateşkes uzatıldı! İran’dan ‘tetikteyiz’ mesajı, ABD’den şok ‘Yasak Ada’ çıkışı: ‘Felç edeceğiz’






